Müziğin Doğuşu 

müziğin doğuşu

İnsanlık var oluşundan itibaren iletişim kurmak istemiştir. Şimdilerde bize garip gelen vücut dilleriyle ya da çıkardıkları seslerle kendilerini ifade etmeye başlamışlardır.

Birkaç melodiyi birleştirerek ortaya çıkardıkları sesin müzik olduğunu ise fark etmemişlerdir. Müziğin doğuşu 45.000 yıl önceye dayanmaktadır.

Bunu kanıtlayan ise bir enstrümandır. İçi boş kemik parçasının ortasına açılan birkaç deliğin ne olduğunu anlamak için bilim adamları uzun araştırmalar yapmıştır.

Başka bir konuyla bağlantı yapılamamış ve bu kemik parçasını ilk enstrüman kabul edilmiştir. 

Müzik Tarihi İnsanlık Tarihine Eşit

 Duyguları ifade etmek için seçilen birden çok yol vardır. Kişisel tercih olarak farklılık gösterse de günümüzde ilk başvurulan yol müziktir.

Peki ya bunun sebebi nedir? Birçok müzikolog bu sorunun cevabını hala araştırıyor olsa da cevap çok yakınımızdadır. Müziğin içinde tarif edemediğimiz duyguları, düşünceleri, eylemleri buluruz.

Bu yüzden ilk çağlardan beri öncelikli seçtiğimiz yol budur. 

 İlkel insanlar sadece sevinç anında değil ölüm anında da çeşitli melodilerle ölümü ifade etmeye çalışmışlardır.

Şimdilerde de hala varlığını sürdüren yağmur dualarında da enstrümanlar eşliğinde şarkılar söylenmiştir.

Müziği şifa bulmak için kullanan çeşitli topluluklar bile mevcuttur. Müziği miras olarak kabul eden ilkel insanlar, çocuklarına ve diğer insanlara bu melodileri aktarmak istemişlerdir.

Bunun içinse yaşadıkları mağaraların duvarlarını seçmişler, buralara renkli taşlarla notaları yazmışlardır. Amaçladıkları aktarım ise halen günümüzde devam etmektedir. 

Modern Müziğe Geçiş 

20. yüzyıldan itibaren müziğin merkezi olarak kişi alınmıştır. 19.yüzyılda ve daha eski dönemlerdetoplumu genelini ya da doğayı esas alan besteler ortaya çıkarken toplumun geçirdiği değişiklik sonucu kişi odaklı besteler çoğalmıştır.

Bunun sebebi olarak değişen ekonomik dengeler gösterilebilir. Bu geçiş süresinde öncü olarak Batı müziğini görülür. Günümüzde de Batı müziği etkilerinin yansımalarını görmek mümkündür. 

 Çağdaş müzikle birlikte enstrüman çeşitliği de beraberinde gelmiştir. Her ülkede tüm enstrümanlar olup bu enstrümanları kullanılan kişi sayısı da her geçen gün artmıştır.

Değişen dünya, farklı arayışlar içine giren insanoğluyla birleşince ortaya çıkan yeni müzik türleri ve bu türlere hayatını vermiş kişiler doğmuştur. Yapılan bestelerin kaydedilmesi ve yayılması ise ilk olarak plak şirketlerinin oluşumuyla başlamıştır. Gelişen teknoloji yerini kasetlere bırakınca dengeler bir kez daha değişmiş olsa da plakla dinlenilen şarkıların yeri hala ayrı tutulmaktadır. 

Müzik Türleri 

 Dünyaca kabul edilmiş bu türler her kesimden birçok insana hitap etmektedir. Bu tür çeşitliliği sebebiyle her insan günlük ruh haline uygun şarkılar bile bulabilmektedir. Kendi içlerinde de birçok alt başlığa ayrılan müzik türleri ;

  • Klasik Müzik
  • Rock
  • R&B
  • Pop
  • Latin 
  • Karayip Tarzı 
  • Hip Hop
  • Halk
  • Hafif dinletiler
  • Elektronik
  • Cauntry 
  • Caz
  • Bluse

 

Türkiye’ de Dinlenilen Müzik Türleri 

Doğuşunun temeli olan müzik türlerinin yanı sıra sadece popüler kültüre hizmet etmek amacıyla oluşmuş müzik türleri de bulunmaktadır. Sanatsal bir amaç göz etmeksizin yapılan bu şarkılar, halk tarafından sevilip dinlendiği için halen yapılmaya devam edilmektedir. Belirli bir kesim hedef alınarak yapılan bu şarkıların kalıcılığı ne yazık ki yoktur. Ancak bu sanatın devamı için yetişmekte olan genç besteciler umut vaat etmektedirler. Türkiye’deki varlığını sürdüren müzik türleri; 

Arabesk Müzik 

Tema olarak; acı, hüzün, yalnızlık, ölüm, umutsuzluk gibi konuları ele alır. Dinleyicileri kendi içlerinde bir isyana sürükleyen bu türün babası olarak kabul edilen isim ise Orhan Gencebay’dır. Türkiye ‘ye özgü bir halk müziği olan Arabesk günümüz de yaygın bir dinleyici kitlesine sahiptir. 

Caz \ Bluse Müzik 

Siyahiler tarafından ortaya çıkarılan bu tür dünyanın her yerinde dinleyiciye sahiptir. Hüzün, umut , özgürlük, acı, yaşanmış anılar gibi konuları tema alır. New Orleans şehri bluse müziğin merkezi olarak kabul edilmektedir. Zencilerin ABD köle olarak getirilmeleriyle birlikte caz müzik yaparak kendilerini güçlü hissettiklerini ifade etmişlerdir. 

Hip Hop Müzik 

Eğlenmek amacıyla ABD ortaya çıkmış bir türdür. Sözler hikaye şeklinde ve uzundur. Ritmin önemli olduğu Hip Hop müzikte armoni önemli değildir. Temelini oluşturan şey ise elektronik müzik aletleri ve bilgisayar üzerinden yapılan seslerdir. Bu ritmin üzerine hızlı ve akıcı hikaye eklendiğinde konu fark etmeksizin Hip Hop müzik yapılabilir. 

Klasik Müzik 

Dansların ve koroları içinde bulunduran bu türün kendi içinde de birçok türü vardır. Yeni müzik aletlerinin keşfi ile şahlanmış, halen günümüzde de aktifliğini yitirmemiştir. 

Pop Müzik 

1960 yılında ülkemiz de de görülmeye başlamıştır. Öncelikli olarak batı müziğinden esinlenilse de sonraki yıllarda Türkiye ‘ye özgü pop ortaya çıkmıştır. Gündelik yaşam müziği olarak kullanılan pop müzik, eğlence sektörüne hizmet etmektedir. 

Metal Müzik 

Özgürlük, acı , umut, hüzün gibi konuları ele alan Metal diğer adıyla Rock Müzik ilk ortaya çıktığında gençleri olumsuz etkilediği öne sürülmüştür. Ancak günümüzde gençler tarafından hala popüler tutulmaktadır. 

Tasavvuf Müziği 

Dini yapıtları içinde barındıran müziktir. Her dinde bulunan ve kendi içinde farklı başlıklara ayrılan geniş bir türdür. 

Türk Halk Müziği 

Türküler, oyun havaları, koşmalar, maniler, tekerlemeler, oyunluk müzikler, yöresel müzikleri içinde barındıran çok zengin bir türdür. Yöresel olması yanı sıra kendine özgü çalgılarla ve şiveyle seslendirilmektedir. Halkın sevincini ve üzüntüsünü paylaştığı Türk Halk Müziği günümüz de bile popülerliğini yitirmemiştir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir